:::: MENU ::::

Orta doğululardan neden nefret etmiyorum??

Öncelikle bu yazı tamamen yakın zamanda okuduğum ve beni haylice düşünmeye sevk eden bir blog yazısı ile alakalıdır, eğer okumadıysanız şuradan zıplayıp önce bir okuyun derim.

Yazıyı okuduktan sonra çok beğendim ve hak verdim bir çok konuda dürüstçe anlatılmıştı, kaldı ki anlatılanlar yaşanan tecrübeler olunca insan biraz daha saygı duyuyor sanırım.

Fakat bir yandan da yazı bir çok nefret öğesi içeriyor ve bu beni biraz rahatsız etti açıkcası.

Django Unchained filmindeki Candyland deki yaşlı siyahi. Diğer siyahileri hiç sevmeyen siyahi…

samuelAvrupalı asyalı orta doğulu bizdeki bu yer ayrımının yanında Amerikada daha da büyük bir bölünme ve bunalım yaşadı ki bunda renginden ayırt edebiliyordun hangi gruba ait olduğunu. Siyah ve beyaz arasındaki fark kadar büyük bir uçurumdu iki insan arasındaki fark hala yavaş yavaş kapanıyor. Sanırım aynı duruma benzetmek istersek siyahiler ortadoğulu beyazlarda batılıları temsil edebilir. Filmi izlemediyseniz zaman kaybetmeden izleyin derim 2 oscar 8.5 imdb puanlı bir film çok sürükleyici ve eski kovboy filmlerini aratmıyor. Direk filmden örnek vermek istiyorum, filmde inceliceğim ve üzerinde düşünmenizi istediğim 4 karakter var. Bu karakterler;

Django yani başroldeki siyahi,

Stephen candielanddeki siyahi kahya,

Dr. King Schultz Django arkadaşı alman,

Calvin Candie candieland sahibi.

Bu karakterleri yakından incelemeden önce şunu söylemem gerekir ki erasmus için İngilterede kaldığımda  ve interraile çıktığımda bende hemşerilerimle birlikte bulundum ve bazen kültürel bozukluklarımızdan dolayı sinirlendiğim oldu aynen siyahi olmasına rağmen siyahilerden nefret eden Stephen gibi. Filmde 2. yarıda 35. dakika da süper bir diyalog var, anlaşıldığı kadarı ile Dr siyah beyaz ayırt etmeden insana saygı duyuyor, beyaz Calvin ise ırkçı ve köle tüccarı Güneyli Baron. Yani batılılarda da kültürsüz ve kötü insanlar var onlarda melek değil.

Bu konu ile ilgili bir podcast dinlemiştim orada aslında bu basma kalıp (sterotype) insan modellerini kafamızda oluşturmamızın gayet normal bir insan dürtüsü olduğu ve hatta bunu yapamazsak sosyal bir çevremizin dahi olamıcağından bahsediliyordu. Fakat bunun bilincinde olarak insanlara şans vermemiz en mantıklı davranış olarak yansıtılıyordu. Ayrıca podcastde Maz Jobrani’nin komik ve manidar ted konuşması da vardı hatta konuşmadan çok stant-up gösterisi gibi ve orta doğuyu iyi bir şekilde tanıtmayı amaçlamış. Ve fark ediyorsunuz ki her kültürün dünyaya kattığı bir güzellik var.

Maz’ın son verdiği örnek gibi insanın sadece tipinden yada ırkından şöförümüz zannedebiliyoruz.. Umarım daha medeni seviyeye ulaştığımızda bu gibi sorunlara gülüp geçeriz…